ABİT DURSUN

ABİT DURSUN


BÖYLE NEREYE KADAR?

17 Şubat 2020 - 14:21 - Güncelleme: 17 Şubat 2020 - 14:46

 

                                                           

                            Yerel idarelerle ya da yerel siyasetle ilgili yazı yazmaktan pek haz duyduğum söylenemez. Lakin yazdığım gazetenin ve köşemin formatı itibariyle de okurun geneldeki beklentisi bu yönde...

                        CHP'nin 37. Olağan İl Kongresine onur konuğu olarak davet aldığımda katılıp katılmama konusunda tereddüt içerisindeydim.  Son yıllarda ki bu türden kurultayların içi boş ve oldukça yavan geçiyordu. Bu yüzden bana gereksiz bir zaman kaybı olarak görünüyordu oralarda bulunmak. Ama bir dostunuz sizi kendisinin en önemli gününde düzenlenecek olan bir etkinliğe davet ediyorsa, o davete de icap etmek dostluğun olmazsa olmazıdır diye düşünmüşümdür hep.

                                 Kongrenin, Haliç Kongre ve Kültür Merkezi'nde yapılacak olması nedeniyle sabahın ilk saatlerinde Taksim'den bindiğim bir taksiyle oraya geçiyorum. Daha önce oraya hiç gitmediğim için açıkçası eli yüzü düzgün bir yapıyla karşılaşma beklentisi içindeydim. Karşılaştığım büyükçe bir çadır ilk başlarda bende ciddi bir hayal kırıklığı ve şaşkınlık yarattı. Ama daha sonra öğrendiğime göre İktidar çevresi hiç bir spor salonu için onay vermemiş!

                                     Giriş önünde sevgili dostum Mazlum'un ( Çimen ) gelmesini beklerken yine bir başka dostum sevgili Naki Kaftancıoğlu ( Canan Kaftancıoğlu'nun eşi) telefonla arayor,  buluşuyoruz girişte...

                                     Protokol giriş kartımı alıyorım Naki kardeşimden. Yoğun bir kalabalık var. İlgi büyük. Adeta sel gibi akıyor insanlar kongrenin yapıldığı yere. Naki Kaftancıoğlu'na ilgi çok büyük. Onun üzerinden sevgili Canan'a ulaşmak, kimi taleplerini iletmek isteyenlerin sayısı bir hayli fazla. Koluna girip arka tarafda yer alan kuytu bir kısıma çekiyorum sigara içmek için. Ama orarsı da kalabalıklaşıyor az sonra. Kadıköy Belediye Başkan'ı Şerdil Dara Odabaşı geliyor yanımıza. Naki bizi tanıştırıyor, biraz ayaküstü sohbet ediyoruz kendisiyle...

                                     İlçe Başkanları, Belediye Başkanları, Delegeler derken çevremizdeki kalabalık izdihama dönüşüyor. Bizde hemen içeri geçiyoruz. Mazlum Çimen ile Meryem Göktepe geliyor o sırada ve topluca salona giriyoruz. Protokol geçişi için Turnike konmuş. Kartlarımızı okutarak geçip yerimize oturuyoruz.

                                     Turnike sistemini kim düşünmüşse uyggulama çok yerinde olmuş. Böylece siyasi çakallar, her dönem cambazları için geçiş imkanı bırakmamışlar. Bilirim kongrelerin en rezil durumudur böyle sahneler!  Salon çadır ama organizasyonda bir sıkıntı yok. Açıkçası CHP toplantılarında alışık olunmayan bir görüntü! Genel de hep kargaşa söz konusudur bildiğiniz gibi!

                                     Canan Kaftancıoğlu tarafında açılıyor 37.Olağan Kongre... Saygı duruşu, İstiklal Marşı okunuyor. Divan Başkanlığı için; duayen politikacı, gazeteci ve eski Genel Başkan Altan Öymen öneriliyor...

                                      Sonra da bildik görüntüler! konuşmalar... konuşmalar... Bilirsiniz böylesi toplantıları diri tutan tiribünlerdir. Özellikle salonun sol ve sağ kanatlarına gençler yerleştirilir ve kongre boyunca bu kanatlardan sloganlar yükselir. Yapılan tezerühatlar tüm salonu etkisi altına alır, toplantıyı gün boyu canlı tutar...

                                        İstanbul'da ki kongre de bunlarr olmadı. 1.si  tribünleri yoktu salonun. 2.si ise İl yönetimi belli ki buna ihtiyaç da duymamıştı. Malum Canan Kaftancıoğlu'ndan başka aday ya da adaylar da çıkmamıştı zaten! Salonun ön tarafı protokole ayrılmış, hemen arkasına da delegeler ve onların arkasına da misafirler yerleştirilmişti. Dolayısıyla da o alaşık, bildik görüntüler yoktu ve kürsüdeki konuşmacılar nispeten daha sessizce dinleniyordu...

                                        Kürsü çoğunlukla gençlere teslim edilmişti. Onların da allahı var  verdiler kürsünün hakkını... Ateşli mi ateşliydiler! Abartılı olanlarlar da vardı elbette ama genelde iyiydiler!

                             En gülümseten konuşma ise Prof. Tolga Yarman'nın olanıydı. Konuşmanın bir yerinde durdu, bir kaç saniye bekledi ve '' doğrusu burada alkışlarsınız diye ummuştum'' dedi.

           Tabi salonda koptu o anda!

 

                                                 İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun konuşması gerçekten mükemmeldi. Biraz uzundu ama her şeyi gizlisiz saklısız bir bir anlattı salondakilere. Mücadeleyi de... mahallelerden başlayan İlçelerle devam eden delege seçim süreçlerini de... İl yönetimi için aday belirleme biçimini de...

                                                Mesala kimisi demiş ki, '' o kişi olursa yönetimde ben olmam'',  yine birisi,'' eğer ben olmazsam yönetimde...'' Kaftancıoğlu; '' ben yok, biz var'' dedi. '' Bundan böyle kişiler değil, İlkeler, Parti ve mücadelemiz olacak...'' dedi. Ve en son sözü yönetim listesinin belirleme işini 39 İlçe yönetimine bıraktığını söyledi. Hatta çok istediği iki arkadaşını yönetim listesine koyamadığını, çünkü yerlerine kota nedeniyle kadın adaylar girdiğini, o arkadaşlarının da bundan memnun olması gerektiğini söyledi.

                                              Söylediklerinin doğruluğunu da  zaten seçim sonuçları teyid etmiyor mu?

37.               Kongre de 571 oy kullanılmış. 510 oy geçerli kılınmış. Yani İl yönetimi delegasyondan sadece 59 alamamış. İzmir ve Ankara seçimlerinde ki fiyasko düşünüldüğünde müthiş bir destek verilmiş Canan Başkan ve yönetimine...

                                            Akşam dostlarla birlikte olduk. Sevgili Mazlum Çimen bizleri Arnavutköy'de güzel bir yere götürdü. Zeynep Altıok, Meryem Göktepe ve Ayşe öğretmen ( Beyaz'ın programında yaptığı konuşma nedeniyle yargısız infaza uğrayıp başına gelmeyen kalmayan genç öğretmen) hep birlikte güzel vakit geçirdik...

                                              İstanbul'da bulunurken doğal olarak bir gün önce yapılan 37. Olağan İzmir İl Kongresi de radarımızdaydı. Politikacı dostlar İzmir hadisesine haklı olarak ateş püskürüyordu. Tuncay Özkan'a İzmir sınırlarını aşan tüm Parti cenahını kaplayan bir antipati oluşmuş. Tüm faturanın tamamen Tuncay Özkan'a kesilmesi bence çokta adil değil! İl başkanı Deniz Yücel ve yol arkadaşlarının da en az Özkan kadar payı var ''facia''da! Bakarmısınız şu sonuçlara:

                   1.Sandık: Urla, Kemalpaşa, Bornova

                                   Kullanılan Oy: 72

                                    Deniz Yücel:   37

                    2.Sandık: Foça, Kınık; Karşıyaka

                                   Kullanılan Oy: 75

                                   Deniz Yücel:    26

                    3.Sandık: Karaburun, Ödemiş, Karabağlar

                                  Kullanılan Oy:  74

                                  Deniz Yücel   :  21

                  4.Sandık: Beydağı, Buca, Gaziemir:

                                 Kullanılan Oy: 78

                                  Deniz Yücel:  39

                  5.Sandık: Bayındır, Tire, Balçova, Konak

       Kullanılan Oy: 76          

                                   Deniz Yücel:    45

                  6.Sandık: Selçuk, Çeşme, Seferihisar, Güzelbahçe

                                   Kullanılan Oy: 81

                                   Deniz Yücel:    35

                  7.Sandık: Dikili, Kiraz, Çiğli, Bayraklı

                                   Kullanılan Oy:  77

                                   Deniz Yücel  :   15

                  8.Sandık: Menemen, Menderes, Narlıdere, Torbalı, Bergama, Aliağa

                                    Kullanılan Oy:  78

                                    Deniz Yücel   :   35

                                    Tablo böyle. Bu tablo çok şeyi anlatıyor aslında. Ama ben madde madde yazayım:

1.                  Bu seçim sonucu Deniz Yücel'e, '' vakit geçirmeksizin istifa et'' mesajını çok net veriyor. Kaldığı sürece de örgütte bir esamesi okunmaz!

2.                  Aynı zaman da bu sonuç  İlçe Başkanları'na da,'' Bu ne ikiyüzlülük be kardeşim. Hem imza veriyorsunuz, aday gösteriyorsunz  hemde adama sandıkta oy vermiyorsunuz?''

3.                  Bir zayıf ihtimal de delege sizi de takmıyor ki, bu da facianın katmerlisidir ayrıca!

4.                  Her iki halde de tüm İlçe Başkanları derhal  istifa etmelidir!

5.                  Bu üye yapısı ile oluşan delege sistemi ve seçimleri, '' kendi çalıp, kendi oynama'' ritülinden bir adım öteye gidemez!

6.                  Bu durumda bulunan CHP İzmir örgütü, CHP İzmir seçmeninden her anlamda fersah fersah gerisindedir!

7.                  Gelecek bir seçinde gerekli çeki düzen sağlanmazsa seçmenin bir kısmı sandığa bile gitmeyebilir!

             İzmir böyle de Ankara çok mu farklı sanki? Alın işte size Ankara sonucu:

Eski başkan Rıfkı Güvener aday olmuyor (!) Ayhan Yalçınkaya ise adaylık başvurusu için gerekli 65 delege imzasını bulamıyor!  Genel Merkez adayı Ali Hikmet Akıllı'da anlayacağınız gibi rakipsiz bir şekilde seçime giriyor. Seçim sonucuna ilişkin Alın size başka bir facia daha:

15 Sandıkta, 645 delegeden sadece 496'sı oy kullanıyor!

Ali Hikmet Akıllı'nın aldığı oy: 315

Bir istifa da bu arkadaş için gerekli ama eder mi? Sanmam! Bu düzen değişmez! Değişmeyeceği için de sabah akşam Erdoğan'a kızmakta anlamsız ve beyhude bir uğraş!

Son sözümde İzmir'deki Yerel Yönetimlere olsun:

Sayın Başkanlar; Sizlere şu idari yapınızı düzeltin dedikçe... siz gidip, '' at hırsızı'' kimi meclis üyelerine teslim oluyorsunuz! Onlar bataklıkla beslenen, orada yaşayan birer kan içici sivrisineklerdir! Onlarda ne edep vardır ne de ahlakın  zere kırıntısı! Kollarına girdikleri, '' yağan yağmurlarda beraber ıslandıkları'' yüklenicilerin zavallı uşaklarından başka bir şeyde değillerdir zaten!

Siz Başkanlar, bırakın bunlarla yol arkadaşlığını! Biliyorum kimileriniz bunların'' arsızlıkları'' ve ''şantajları'' karşısında mazlum ve mağdursunuz! Ama kurtulabilirsiniz! Emin olun onların boyunduruklarından çıkabilirsiniz! Başarabilirsiniz bunu! Çünkü arkanızda sizi seçmiş, onbinler, yüzbinler... hatta milyonlar var! Görevlendirmelerinizde...bürokrat seçimlerinizde adil olunuz! Liyakata önem veriniz! Emin olun şimdiki halinizden daha başarılı olursunuz!

                           Haydi sevgili Başkanlar kendinize bir şans verin ve de tarihe EFSANE BAŞKAN olarak geçin!