AKP'YE EL SALLAYIN
ABİT DURSUN

ABİT DURSUN

AKP'YE EL SALLAYIN

18 Haziran 2018 - 09:42

Hemen başta söyleyeyim, Tarzan zorda ve AKP gidici! Yazılarımda da seçim analizlerimde de etki altında kalmam, bilen bilir. Doğru bir veriyi-verileri eğip bükmem. Kahrolası bir çıkar için eğilip bükülmeyi kendime zül sayarım...

Yazıya böyle girmemin sebebi, son zamanlarda yazdığım kimi yazılarım ve oralarda yaptığım bazı değerlendirmeler... ''Kamp insanı'' hiç olmadım! Hindistan'da ''kast'' sistemi var. Özellikle bir ''alt kast''a mensup olan Hindistan vatandaşının, tren yolculuklarında bir ''üst kast''a mensup kişiyle aynı vagonda dahi birlikte yolculuk etmesi yasaktır...

Bizde var olan Hindistan'daki gibi ilkel değil elbette. İnsanın; rengi, sosyal statüsü, etnisitesi vb. özellikleri üzerinden ''kör gözüme'' şeklinde bir ayırımcı yaklaşım yok tabi ki. Ama daha incesi ve can yakıcısı var. Siyasete ve o siyaset üzerinden yapılan müthiş bir kamplaşma var. Kampların ''totem'' haline gelmiş dokunulmazları var. Siz eğer bu totemleri umursamaz, aklınızın sınırsız özgürlüğü ve vicdanınızın dinginliği üzerinde farklı düşünüş ortaya koyarsanız, artık, yeri gelir aile bireyleriniz ya da en yakın dostlarınız tarafından ''çarmıha gerilmeniz'' an meselesidir. Kamp dışı yaşamanın bir bedelidir bu ne yazık ki!...

Dünya görüşü itibariyle yakın olduğum kamplar, kesintisiz biat beklentisiyle gönüllerini höş edecek yazılar yazmamı bekliyorlar. Oysa ben, tuttuğu takım için taraftarına ''üçlük çektiren'' bir amigo değilim ki? Ben bir aydınım! Aydın ise toplumun hoşuna gidecek olanı değil, doğru olanı söylemekle yükümlüdür! Bu yüzden aydın acı çeker, egemenin zulmüne uğrar, işkence görür... hatta köşebaşlarında kalleşçe öldürülür!

Yazdıklarımı eleştirin elbette. Ona varım, bir itirazım yok... Yeter ki adil ve objektif olsun çakmalarınız...

Gelelim başlığa... AKP'nin 16 yıllık saltanatını sonuna geldik! Son zamanlarda kimi ''çakma silahşörlerin'' korku yaymaya çalıştıklarına bakmayın. Öyle sokak falan filan... Sallamayın, yazdıklarına ehemiyet vermeyin! Onlar daha babalarının damarlarında birer zerre iken bizler 12 Eylül öncesinde bu filimleri çok izledik, o sokakları çok iyi biliriz!

Bu seçimleri en son bilgiler eşliğinde analiz ettiğimizde çok enterasan sonuçlara ulaşıyoruz. Mesela, Çokça seçmen Cumhurbaşkanı için başka meclis için başka oy kullanmayı planlıyor. Bu CHP seçmenin de; Muharrem İnce + HDP, Meral Akşener + CHP, MHP seçmeninde ise; MHP + Meral Akşener, HDP seçmeninde ise; 1. tur, HDP + Selahattin Demirtaş, 2. tur için, Muharrem İnce.

İYİ Parti seçmeni, 1. tur da kendi partisine ve adayına oy verecek. Ancak C.Başkanlığı için; 2. tura hangi muhalif aday kalarsa oylar o adayın olacak gibi...

İzmir'de CHP oyların da azalma olduğunu daha önce ki yazılarımda belirtmiştim. Son süreçte de durum aynı görünüyor. Üç partinin de oyları birbirine yakın. Bunlardan herhangi birisi de birinci çıkabilir seçimden. Bunun nedeni, İYİ Parti'ye ve HDP'ye oy kaymasının yaşanması ve yine, AKP'den İYİ Parti ve Saadet Parti'sine oy kaymalarının yaşanması!

İzmir'de CHP'nin ve AKP'nin oylarının düştüğü görülüyor. İYİ Parti, HDP ve Saadet Parti'sinin oylarının ise yükseldiği görülüyor. Son durum bu.

Oysa İzmir dışında kimi yerlerde ki CHP oylarına tersine yükselişler var. Örneğin İstanbul, örneğin Eskişehir, batı-doğu Karadeniz Bölgesi.. Antalya, İç Anadolu Bölgesinde yer alan kimi İller...

Bu seçimin en büyük süprizi Meral Akşener! Beklentilerin çok üstünde oy alacağını düşünüyorum! Kadın seçmene dikkat!

Cumhurbaşkanlığı seçimi 2.tur da biter. İkinci tur büyük pazarlıkların konusu olabilir. Hatta af, ( Öcalan'ın çıkarılması vs) erken emekklilik vb. Daha bir çok şey ''şapkadan'' çıkarsa şaşırmayalım. Son bir değerlendirme de tüm siyasiler: Propaganda araçlarında ki sesi sonuna kadar açıp, milleti canından bezdirerek oy alacağınızı zanneddiyorsanız yanılıyorsunuz. Emin olun alehinize oluyor bu durum. Ne sokak sokak el sıkarak oyunuzu artırabilirsiniz ve ne de, şarkı-türküyle araç gezdirerek... Bırakın artık bu saçma sapan işleri!

Oy artırmanın yolu, samimi olmaktan, kimi değerlerin ''sömürüsünü'' yapmamaktan geçer! En zorlandığınız konuda bile gerçek düşüncenizi söyleyin. Oy kaybederiz diye korkmayın! Farklı olun, samimi olun! Unutmayın ki Ecevit böyle Karaoğlan, CHP ise böyle Umut oldu 70'li yılarda! Deniz'leri, Mahir'leri efsane yapan gerçeğin altında yatan tek doğruda budur zaten!

Hayallerimize tutunabilmemizin yolu, ideallerimizi ideolojilerimizle örtmemizden geçer. Yani sözün özü; Gideceği limanı bilmeyen gemiye hiçbir rüzgar fayda etmez!