İzmir'de deniz bitti!

İzmir'de deniz bitti!

İzmir'de deniz bitti!
07 Temmuz 2019 - 12:02







ERHAN GÜLENÇ

İzmir'deki belediyelerin borç batağında olduğunu bu köşede aylardır sık sık dile getiriyor ve yakında bu belediyelerin hizmet yapamaz hale geleceğine dikkat çekiyoruz. Maalesef gidişat dediğimiz o noktaya doğru gelmeye başladı. Çünkü, İzmir'de borç batağında yüzen ilçe belediyeleri için artık 'deniz bitti'. Bugüne kadar tasarruf edip yeni gelir kaynakları oluşturmak yerine çarkı sürekli borçlanarak çeviren İzmir'deki ilçe belediyeler artık kredi alacak yer de bulamamaya başladı.

KAPILAR YÜZLERİNE KAPANDI
Geçtiğimiz dönem Karşıyaka Belediyesi, bankalardan yeni kredi alamadığı için çalışan maaşlarını ödeyemez hale gelmişti. İşin vehametini ortaya koyan son haber ise, 500 milyon liradan fazla borcu olan CHP'li Çiğli Belediyesi'nden geldi. Çiğli Belediyesi yöneticileri, 20 milyon lira daha kredi almak için bankaların kapısına gitti fakat o kapılar yüzlerine kapandı. Belediyeye hiçbir banka kredi vermedi. CHP'li Belediye Başkanı Utku Gümrükçü şimdi ne yapacağını kara kara düşünüyor. Belediye Başkan Yardımcısı CHP'li Ali Rıza Koçer, durumu önceki akşamki meclis toplantısında açıkladı.

BU BİLANÇOYLA KREDİ ZOR
Koçer, Çiğli Belediyesi'nin içine düştüğü bu vahim tabloyu biraz daha hafif göstermek için bunun kendilerine özgü olmadığını, şu an hiçbir bankanın hiçbir belediyeye kredi vermediğini savundu. Ancak, bu genelleme doğru değil. Çünkü, sizin kuruluş olarak bilançonuz düzgünse, aldığınız krediyi bankaya geri ödeyeceğiniz yönünde yeterli teminatı verebiliyorsanız, kredi de alırsınız, başka imkanlar da sağlarsınız.
Siz, gelirleriniz düşük olmasına rağmen 500 milyon liranın üzerindeki borçla bankaların karşısına çıkarsanız tabi ki böyle eliniz boş dönersiniz.

ÇÖP DAĞLARI OLUŞUR
Maalesef İzmir'de bir çok belediyede durum Çiğli'den farklı değil. Eğer bankalar İzmir'deki batık belediyelere kredi vermeme yönündeki tavırlarını sürdürürlerse, bir-iki yıl içerisinde birçok ilçede hiçbir hizmet yapamaz hale gelir ve sokaklar çöp dağlarına döner. Şimdi Büyükşehir Belediyesi, zor durumdaki bazı belediyelere gayrimenkul alımı yoluyla bir miktar para aktarmak için çalışıyor. Ancak, taşıma suyla değirmen dönmez. Kendisi de şu an 200 milyon lira kredi bulmak için bankaların kapısını çalmaya hazırlanan Büyükşehir Belediyesi, kıt kaynaklarını da bu şekilde ilçe belediyelerine aktarırsa ileride kendisi de onlarla aynı duruma düşer.

HALKIN EKMEĞİYLE OYNAMAYIN
İzmir Ticaret Odası'nın (İZTO) Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'i ziyaretiyle ilgili haberleri okuyunca inanamadım. İZTO üyesi fırıncılar, belediyenin Kent Ekmek fabrikasında üretip 75 kuruşa halka sattığı ekmeğe zam yapılmasını ve fiyatının 1 liraya çıkarılmasını talep etmiş. Üstüne 'daha fazla vatandaş ucuz ekmek fırsatından yararlanmasın' düşüncesiyle Kent Ekmek fabrikasının kapasitesinin artırılmamasını da istemiş.
Pes doğrusu...

DAR GELİRLİ İÇİN ÖNEMLİ
Her şey bitti de sıra vatandaşın ekmeğine mi geldi? Şurada vatandaş fırıncıların 1.25 liraya sattığı ekmeği 50 kuruş ucuza yiyor, gözünüzü şimdi ona mı diktiniz? Tamam fırıncı esnafı da istihdam sağlıyor, vergi ödüyor, onların da mutlaka çeşitli sıkıntıları var... Onlara da mutlaka destek sağlanmalı ama bu çözüm dar gelirli vatandaşın ucuza yediği ekmeğe zam yapmak olmamalı.
Bazıları için 25 kuruş çok küçük bir rakam olarak görebilir ama dar gelirli aileler için bu çok önemli bir rakam.
Çünkü, evlerine günde 7-8 ekmek giren dar gelirli aileler de var. Başkan Soyer'in bugüne kadar bulunduğu söylemlere de ters olan bu yersiz talebi kabul edeceğine ihtimal vermiyorum.


Yeni Asır