İZMİR CHP'DE ŞOK SİYASİ TACİZ DOSYASI! KADIN ÜYEDEN MECLİS ÜYESİNE ŞOK SUÇLAMALAR, SUÇ DUYURUSU...

İZMİR CHP'DE ŞOK SİYASİ TACİZ DOSYASI! KADIN ÜYEDEN MECLİS ÜYESİNE ŞOK SUÇLAMALAR, SUÇ DUYURUSU...
25 Ekim 2020 - 17:34 - Güncelleme: 25 Ekim 2020 - 20:42



22.10.2020
                         
CUMHURİYET HALK PARTİSİ İZMİR İL ÖRGÜTÜ YÖNETİM KURULUNA


KONU: SUÇ DUYURUSU

Sayın CHP İzmir İl Örgütü Başkanı

Sayın CHP İzmir İl Örgütü Yönetim Kurulu

Halen üyeniz olan, aynı zamanda Menemen Belediyesi Meclis Üyesi Hasan Ünal hakkında suç duyurumdur.
Üyeniz Hasan Ünal 2019 yılı yerel seçim günlerinde, benimde parti (Çiğli Örgütü) üyesi olduğum ve Menemen’de aktif olarak seçim faaliyetleri içerisinde bulunduğum günlerde bana karşı kişisel çıkar kaygılarından hareketle çeşitli saldırılarda bulunmuştur. Bunun bir örneği ekteki belgelerde görüleceği üzere Mart 2019’da whatsApp üzerinden gece 01.30 civarı başlattığı gayrı ahlaki yazışmadır.
Diğer fiili saldırılarına ise o günlerde birlikte seçim faaliyeti yürüttüğümüz Uğur Mumcu Mahallesi seçim ofisimizin tüm gönüllü çalışanları bizzat şahittir ve gerekli gördüğünüz takdirde bilgi vereceklerdir. 
Bu son derece çirkin saldırılara bugüne kadar sessiz kalmamın tek sebebi, olayların duyulması halinde o günlerde seçim faaliyetlerimizin, daha sonrasında ise belediye meclisimiz ve Sayın Belediye Başkanımızın zarar göreceğinden duyduğum endişedir. Ancak Hasan Ünal ‘ın 15.10.2020 tarihinde belediye Meclisi CHP Grup Sözcülüğü’nden istifasını beyan eden basın açıklamasını okuduktan sonra bugüne kadar susmuş olmamın yanlış bir karar olduğuna kanaat getirdim. Zira, Belediye Başkanımız ve elbette Cumhuriyet Halk Partisi’ni zan altında bırakan ve ağır zarar veren bu basın açıklaması bana gösterdi ki, parti ilke ve prensiplerine, tüzüğüne aykırı davranışlarda bulunan bir üyeye müdahale anında yapılmalıdır ki vereceği zarar zamanla artarak büyümesin. 

Sözleşmeli memuriyet durumumdan dolayı bugün parti üyesi olmasam da, bir vatandaş olarak ve Hasan Ünal’ın saldırı ve hakaretlerine maruz kaldığım günler parti üyesi olduğum için dönemin partilisi olarak kendisi hakkında suç duyurusunda bulunuyorum. Parti Tüzüğü 68. Madde der ki:

Kesin çıkarma cezası gerektiren parti suçları;
              a) Programa, tüzük kurallarına, kurultay, yetkili organ ve grup kararlarına aykırı davranmak, 
b) Partide aldıkları görev ve sorumlulukla ve üyelikle bağdaşmayan tutum ve davranışlarda bulunmak
h) Parti çalışmalarında, özellikle kurultay ve kongrelerde üyelere ve görevlilere eylemli saldırıda bulunmak, çalışmayı engellemek ya da önlemek.

Geçici çıkarma cezası verilecek parti suçları;
              d) Parti çalışmalarında üyelere eylemli saldırıda bulunmak, parti düzenini bozmak, çalışmaları   aksatmak.
Parti Tüzüğü ve partinin kadına verdiği değer ile bu doğrultuda yürüttüğü kıymetli çalışmalarından hareketle; eski üye, vatandaş ve de bir kadın olarak Hasan Ünal’ın gerek şahsıma yönelik yaptığı saldırı ve hakaretler, gerekse de basına verdiği demeç ile partiye ve belediyemize verdiği zararlar nedeni ile hakkında suç duyurusunda bulunuyor, partiden ihracını talep ediyorum.
Adaletinize duyduğum kuşkusuz güven ile saygılarımı sunuyorum. 

Ek.           WhatsApp yazışma 3 sayfa
                Gazete küpürü 3 sayfa
Şahitler:
Berivan Kaya
Volkan Çetinkaya

                                                                                                                                                                  22.10.2020
                         
CUMHURİYET HALK PARTİSİ MENEMEN İLÇE ÖRGÜTÜ YÖNETİM KURULUNA

KONU: SUÇ DUYURUSU

Sayın CHP Menemen İlçe Örgütü Başkanı

Sayın CHP Menemen İlçe Örgütü Yönetim Kurulu

Halen üyeniz olan, aynı zamanda Menemen Belediyesi Meclis Üyesi Hasan Ünal hakkında suç duyurumdur.
Üyeniz Hasan Ünal 2019 yılı yerel seçim günlerinde, benimde parti (Çiğli Örgütü) üyesi olduğum ve Menemen’de aktif olarak seçim faaliyetleri içerisinde bulunduğum günlerde bana karşı kişisel çıkar kaygılarından hareketle çeşitli saldırılarda bulunmuştur. Bunun bir örneği ekteki belgelerde görüleceği üzere Mart 2019’da whatsApp üzerinden gece 01.30 civarı başlattığı gayrı ahlaki yazışmadır.
Diğer fiili saldırılarına ise o günlerde birlikte seçim faaliyeti yürüttüğümüz Uğur Mumcu Mahallesi seçim ofisimizin tüm gönüllü çalışanları bizzat şahittir ve gerekli gördüğünüz takdirde bilgi vereceklerdir. 
Bu son derece çirkin saldırılara bugüne kadar sessiz kalmamın tek sebebi, olayların duyulması halinde o günlerde seçim faaliyetlerimizin, daha sonrasında ise belediye meclisimiz ve Sayın Belediye Başkanımızın zarar göreceğinden duyduğum endişedir. Ancak Hasan Ünal ‘ın 15.10.2020 tarihinde belediye Meclisi CHP Grup Sözcülüğü’nden istifasını beyan eden basın açıklamasını okuduktan sonra bugüne kadar susmuş olmamın yanlış bir karar olduğuna kanaat getirdim. Zira, Belediye Başkanımız ve elbette Cumhuriyet Halk Partisi’ni zan altında bırakan ve ağır zarar veren bu basın açıklaması bana gösterdi ki, parti ilke ve prensiplerine, tüzüğüne aykırı davranışlarda bulunan bir üyeye müdahale anında yapılmalıdır ki vereceği zarar zamanla artarak büyümesin. 
Sözleşmeli memuriyet durumumdan dolayı bugün parti üyesi olmasam da, bir vatandaş olarak ve Hasan Ünal’ın saldırı ve hakaretlerine maruz kaldığım günler parti üyesi olduğum için dönemin partilisi olarak kendisi hakkında suç duyurusunda bulunuyorum. Parti Tüzüğü 68. Madde der ki:

Kesin çıkarma cezası gerektiren parti suçları;
              a) Programa, tüzük kurallarına, kurultay, yetkili organ ve grup kararlarına aykırı davranmak, 
b) Partide aldıkları görev ve sorumlulukla ve üyelikle bağdaşmayan tutum ve davranışlarda bulunmak
h) Parti çalışmalarında, özellikle kurultay ve kongrelerde üyelere ve görevlilere eylemli saldırıda bulunmak, çalışmayı engellemek ya da önlemek.

Geçici çıkarma cezası verilecek parti suçları;
              d) Parti çalışmalarında üyelere eylemli saldırıda bulunmak, parti düzenini bozmak, çalışmaları   aksatmak.
Parti Tüzüğü ve partinin kadına verdiği değer ile bu doğrultuda yürüttüğü kıymetli çalışmalarından hareketle; eski üye, vatandaş ve de bir kadın olarak Hasan Ünal’ın gerek şahsıma yönelik yaptığı saldırı ve hakaretler, gerekse de basına verdiği demeç ile partiye ve belediyemize verdiği zararlar nedeni ile hakkında suç duyurusunda bulunuyor, partiden ihracını talep ediyorum.
Adaletinize duyduğum kuşkusuz güven ile saygılarımı sunuyorum. 

Ek.           WhatsApp yazışma 3 sayfa
                Gazete küpürü 3 sayfa

Şahitler:
Berivan Kaya
Volkan Çetinkaya


Şimdi; Faşizmi tarif etmek için illa ki Hitler'den örnek vermenize gerek yok!
Kadına taciz olayı için de illa ki fiziki tacizden söz etmenize gerek yok!

Yukarıdaki dilekçeleri okudunuz... 
Konu siyasi bir taciz vak-ıası! 
Konuyu da CHP Menemen ilçe, CHP İzmir İl örgütü olmak üzere şekli şemali ile esiresinden ipliğine biliyor!

Mağdur kadın, CHP Menemen İlçe ve CHP İzmir İl Başkanlığına "SUÇ DUYURUSU" dilekçeleri yazmak durumunda kalmış!
Neden mi?
Çünkü ilk bilgilendirmeyi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yapmışta ondan!

Rahmetli Süleyman Demirel, siyasette 24 saatin çok uzun süre olduğunu söylüyordu... 
Evet... Siyasette 24 saat çok uzun ya da çok kısa bir zaman dilimi olabilir ama; siyasette lider olmak, yönetici olmak çok farklı meziyetler ister! 
Siyasette; anında karar verilecek ve gereğinin hemen yerine getirilmesi gereken konular ötelenmez; kangrende olduğu gibi, hiç beklemeksizin kanayan yeri kesip atmasını da bileceksiniz!

Nasıl ki;

Kemal Karataş, "Şato"yu eleştirdi diye,
Yılmaz Ateş, "FETÖ"yü eleştirdi diye,
Derya Çelebi, "Guguk Kuşu"nu paylaştı diye,
Anında partiden atmayı akıl edebiliyorsanız; bu mektubunda İlçe ve İle "SUÇ DUYURUSU" dilekçeleri yazılmadan öncesinde gereğini yerine getirebileceksiniz! 

Nasıl ki; 
Korku b.kuna Haluk Pekşen için PM'ye sokulmasın diye 35 İl başkanına telefonla "Haluk'a oy verditmeyin" talimatını verebiliyorsanız; bu konu hakkında da gerekeni ivedilikle değil, salisesinde gereğinin yapılması emretmeyi de bileceksiniz!

Siyasi taciz mağduru kadın, ilk önce CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu bilgilendiriyor!
Değişen bir şey oluyor mu?
Hayır!
Peki, bu konu çıkmaz ayın 15'inde görülecek bir konu mudur?
Asla!
Eğer ki gram partinizi düşünen bir yöneticiyseniz; kimsenin göz yaşına bakmadan gereğini yerine getirisiniz!
Peki; sayın Kılıçdaroğlu'ndan gereğinin yerine getirilmesini beklemek, biraz safça ve ahmakça bir durum olmaz mı?

Bayraklı... Gaziemir... Güzelbahçe... Foça... Didim... Kuşadası... Aydın... Say saya bildiğiniz kadar belediyelerdeki kokuşmuşluklar hakkında sayın Kılıçdaroğlu'nun her hangi birşey yaptığına tanık olan var mı?
Günlerce "tecavüz" iddiası ile anılanın ayağına kimi gönderdiler?

"Sayın Genel Başkanım
Kıymetli vaktinizi tatsız konularda meşgul etmeyi hiç istemezdim ancak ne yazık ki yaşamaya devam ettiğimiz bu tatsız durumlar beni mecbur bıraktı.
Sayın Genel Başkanım, benim yaşım 42, ben 40 yaşıma kadar hiçbir partiye ne üye oldum ne de en ufak bir faaliyetine katıldım. Ben bu yaşa kadar sadece son genel ve yerel seçimde sandığa gittim. Apolitik bir insan değilim, aksine, özcesi radikal muhalif siyasi düşüncelerimden ötürü hiçbir parti siyasetine girmedim diyebilirim. Ben 14 yıl sözleşmeli halk eğitim öğretmeni olarak ilk ve ortaokullarda öğretmenlik yaptım. Ayrıca da sosyoloğum.  Şuan kimlik adım Sevda ancak 1 yıl öncesi iki ismim vardı, karışıklığa sebep olduğu için mahkeme kararı ile şuan tek isim. Ekteki belgede “Ayten” denilmesinin nedeni budur.
(...)"

Kılıçdaroğlu'na gönderilen mektup bayağı bir geniş ve detaylarla dolu... Gazetecilik ve yayıncılık ilkeleri çerçevesinde de WhatsApp yazışmalarını yayımlamayı uygun bulmuyoruz!
Çünkü; yazışmalar sayın Kılıçdaroğlu ve İl, İlçe yönetimlerine sunulan (Mektup) dilekçelerin ekinde mevcut! 
WhastApp yazışmalarının da yetip artacağını düşünüyoruz!
Kaldı ki; siyasi tacize uğradığını öne süren kadın, CHP Genel Başkanı gibi Dersimli... Yani hemşerisi... Hatta kadın, Menemen Dersimliler Derneği Başkanlığını da yaptığını yazmış sayın Kılıçdaroğlu'na!

Şimdi... Fasulyenin faydalarına gelirsek; 
Ortada tacize uğradığını öne süren ve tepeden tırnağa CHP yönetimini bilgilendiren bir kadın var!
Dilekçelere göre; kadın tarafından tacizle suçlanan Meclis Üyesi'nden mevcut Menemen Belediye Başkanı Serdar Aksoy da muzdarip!

Gereğini de yerine getirmekten geriye ne kalıyor?
Orası da CHP'yi yönetenlere düşmüyor mu?
O zaman partide neden yönetici olabilmek için birbilerini yiyorlar?

Bakalım İl, İlçe WhatsApp yazışmalarına bakarak; dilekçelerin gereğini yerine getirebilecekler mi?
(Ayrıca; Kadın suç duyurusunda bulundu diye Meclis Üyesi suçludur gibisinden bir düşüncemiz de mevcut değildir! Önemli olan böylesi konuların savsaklanmadan gereğinin yerine getirilmesidir! Meclis Üyesi de İl ve İlçeye sunacağı savunma dilekçeleri gönderebilir, yayımlarız.) 

Not: CHP İzmir İl, İl Gençlik Kolları kongresinde gazetecileri döven delegeleri anında ortaya çıkarıp, adaletin yerini bulmasını sağlayacağı için açıklamalarda bulunmuştu... Öyle değil mi? 
Bugüne kadar gazetecileri döven delegeler açıklanmadığına göre; yoksa İl Gençlik Kongresine katılan bu delegeler, sakın Kuzey Irak'tan gelmiş olmasınlar? Düşünsenize; Genç Peşmergelerin delegeliklerini..!