HİLMİ ERBAŞ VE MUSTAFA DEMİRBAŞ'IN AKBÜK İMAR SEÇKİLERİ! BAKIN ARAZİLERİNE NASIL "İMAR KUŞU" KONMUŞ?

HİLMİ ERBAŞ VE MUSTAFA DEMİRBAŞ'IN AKBÜK İMAR SEÇKİLERİ! BAKIN ARAZİLERİNE NASIL "İMAR KUŞU" KONMUŞ?

HİLMİ ERBAŞ VE MUSTAFA DEMİRBAŞ'IN AKBÜK İMAR SEÇKİLERİ! BAKIN ARAZİLERİNE NASIL
25 Haziran 2019 - 23:01





12 Eylül 1980 faşist darbesinin üzerinden neredeyse 40 yıl geçti... Darbe ürünü Neo-Liberal ANAP 1984 yılında tek başına iktidara gelmişti... ANAP iktidarda olduğu sürece “4 Eğilimi” bir araya getirdiği, ideolojik temeldeki partilerin 21. yüzyılda yaşayamacaklarını, adeta Pentagon'dan maaşlı ABD'li yazar Samuel Huntington gibi “ideolojilerin” öldüğünü savunmuşlardı... Huntington, aynı zamanda 21. yüzyılın medeniyetler çatışmasına sahne olacağını kitaplarında sürekli yazmıştı...

Huntington'un "ideolojiler öldü" masalına inanmasanızda; ideolojik temelden gelmeyenlerin, fakat her partiye sızarak nasıl rant uğruna bir araya gelebildiklerine, çıkarları uğruna kılıktan kılığa girebildiklerine az sonra tanık olacaksınız...

Mustafa Demirbaş... Kapanan Didim Akbük (Belde) Belediyesinin CHP'li Meclis Üyesi... (İmar Komisyonu Başkanlığını da yaptı.)

Hilmi Erbaş... Mevcut Didim Ticaret Odası Başkanı... Harita Mühendisi... Dönemin Ak Parti Didim İlçe Başkanı... Ufuk Döver'in Didim Ticaret Odası Başkanı ve Ak Parti'den Didim Belediye Başkan adayı olmasını sağlayanı ve şimdi hazine arazilerinin talanı operasyon dosyası kapsamında gözaltına alınan ve tutuksuz yargılanmak üzere salıverilmiş kişisi...

Gelelim şimdi CHP'li Mustafa Demirbaş (Mevcut CHP'li Didim Belediyesi Meclis Üyesi ve DİTAB Müdürü Sevinç Karataş'ın babası Gökmen Karataş'ın kayınbabası) ile Hilmi Erbaş'ın kesişen yollarına...

Bütünşehir yasası kapsamında belde belediyeleri kapanmadan önce; belde belediyelerinin imar planları ilçe belediyesi meclisi'den geçiyordu...

Yıl 2013'tü...

Kapanacak belde belediyeleri arasında Akbük belediyesi de bulunuyordu...

O dönem Didim belediye başkanı CHP'den Mümin Kamacı'ydı... (Malumunuz Kamacı 31 Mart 2019 seçimlerinde AKP'den Didim belediye başkanı adayı oldu.)

Akbük imar dosyaları başkan Kamacı'nın önüne konulduğunda takvimler Ocak 2014 ayını gösteriyordu... Kamacı'nın CHP'den 3. dönem adaylığı düşürülmüş, bu defa DSP'den Didim belediye başkanlığına aday olmuştu... Akbük belde belediyesinin kapanmasına 2 ay gibi bir süre kalmıştı... Başkan Kamacı'nın önüne konan Akbük imar planı dosyaları Mustafa Demirbaş ve Hilmi Erbaş'a ait arazilerden ibaretti!

Bu imar dosyaları başkan Kamacı tarafından meclise getirilmemiş ve onaylanmıyordu!

Mustafa Demirbaş o günlerde CHP'den Akbük belediyesi meclis üyesiydi...

Hilmi Erbaş'ta Ak Parti Didim ilçe başkanıydı...

Hilmi Erbaş, jet hızıyla Ak Parti ilçe başkanlığından istifa ediyordu...

Erbaş istifasını da şöyle açıklıyordu: "Açık yüreklilikle söylüyorum. Didim’i 3.5 Pensilvanya bebesine teslim etmeyeceğiz. Ama Ufuk Beye kefil değiliz arkadaşlar.” diyerek, anında DSP adayı Kamacı'ya direksiyonunu çeviriyor, maddi manevi desteği ile seçim dönemimde DSP adayı Kamacı'nın yanında yerini alıyordu!

Bir tarafta çiçeği burnunda 41 günlük CHP adayı Deniz Atabay'la birlikte önü açılacak, yıldızı parlayacak olan dönemim CHP Didim ilçe başkanı Gökmen Karataş'ın eşi Sevinç Karataş'ın babasının yeri bir arazisi tarafta da Ak Parti ilçe başkanı Hilmi Erbaş'ın arazilerinin olması, dönemim başkanı Kamacı'yı ister istemez siyasi hesapların içine itiyordu!
Ayrıca planlar kanun ve yönetmeliklere de uymuyordu!
 

Örneğin; 
Planı yapılan yerdeki maliyenin, hazinenin arazileri TARIMSAL NİTELİĞİ KORUNACAK ARAZİ, alan olarak bırakılıyor, kendilerine ait araziler ise 3,5 kat yüksek yoğunluklu konut alanı olarak planlanıyor, üstelik park ve yeşil alan bile olmadan usülsüz olarak onaylanıyor!


Devletin arazilerine değil de "imar kuşu" Erbaş ve Demirbaş'ın arazilerinin başına konuyor! Sevsinler sizin imar adaletinizi... Sevsinler sizin belediyeciliğiniz! Bakar mısınız imar adaletine! 



Neden mevzi planları yapılmış? Neden kişiye özel mevzi imar planları yapılarak, bugün devletin arazilerinin yağmalanmasının önü mü açılmak istenilmiş? 



Hazine burada çok büyük zarara uğratılmıştır.
O dönem Milli Emlak'ta bu konuyla ilgili devlet adamları da bu suça (ranta) ortak olmuşlar mıdır?

Bakın; çıkar söz konusu olduğunda AKP ilçe başkanı Hilmi Erbaş ile güya rakip partili CHP Akbük belediye meclis üyesi Mustafa Demirbaş (CHP Didim belediyesi meclis üyesi Sevinç Karataş'ın babası) hemen bir araya gelip can ciğer kuzu sarması olabiliyorlar!



Belgelerden de anlaşılacağı gibi; Didim'deki en büyük imar vurgunu kaleme alıyoruz! İlginç olan, Didim'de Hilmi Erbaş'ın adı hazine arazilerinin talanı/vurgunu operasyonu ile anılmakta! Ne kadar ilginç değil mi? 


Şimdi soruyoruz; dönemin Akbük belde belediye başkanı olan Erçin Sandalcı ile dönemin Didim ilçe belediye başkanı Mümin Kamacı, bu işten biryeşler elde etmişler midir? Bu işin neresindeler?

Özellikle; dönemim Akbük belde belediye başkanı Erçin Sandalcı, bu imar planlarına onay vermesiyle nasıl bir ödülle mükafatlandırılmıtır?

Sadece soruyoruz... Varsa söyleyecekleri... gundemotuzbes35@outlook.com e posta adresimize gönderirler, noktasına virgülüne dokunmadan yayınlarız... 

İşin vahim olan tarafına gelirsek; İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişleri ne iş yapıyorlar? Gözlerinde tavuk karası mı var bunların? Belediyeleri bunlar nasıl denetliyor? Cakalarından yanına yaklaşılmayan bu müfettişler, yoksa bu tür işlerde "çözüm odaklı" mı görev mi üstleniyorlar?

Şimdi tekrar soruyoruz; "
Didim’i 3.5 Pensilvanya bebesine teslim etmeyeceğiz. Ama Ufuk Beye kefil değiliz 
arkadaşlar.” diyerek Ak Parti'den istifa eden ve devamında dönemim DSP adayı ve (30 Mart 2014'e kadar Didim belediye başkanı Mümin Kamacı) Kamacı ile Hilmi Erbaş'ın canciğer kuzu dolması tesadüf müdür? Ya da yukarıda ada ve paftaları isim isim yazan yerlere ait imar planlarının 30 mart 2014 öncesi Didim belediyesi tarafından onaylanmış olması tasadüf olabilir mi? Tüm bu olup bitenler "belediyecilik" ve  "hizmet aşkı" ile açıklanabilir mi?   

Bu kadar tesadüf insanlarda "ülser"e neden olmaz mı?

Bu da ilahi tesadüf olsa gerek; imar planları Akbük belediyesinde kapı arkasına asılmış!


Onaylanan bu planlar, Akbük belediyesinde kapı arkasında askıya çıkmış, kimsenin de haberi olmamıştır. Planları onaylayan Akbük belediyesi imar komisyonunda o dönem bu da tesadüf ya; Mustafa Demirbaş'ta yer almaktadır. Hal böyle olunca; atı alan nereyi geçer? Üsküdarı...!!! 

2014 seçimi kazanan Atabay, göreve gelince Didim'deki en büyük doğa katliamını, rantı, vurgunu görmezden gelmesi sonucu planlara itiraz etmemiştir. Hadi bilmiyor diyelim... Hiç merak edip plancılarına da baktırmamıştır diyelim... Zira Sevinç Karataş'ın kendisini yakın plan markaja aldığını da varsayalım... Be mübarek adam 5.5 yıldır ne iş yaptın? KİP adlı yandaş, candaş şirkete D22 ihale vermenin dışında elle tutulur hangi işlere imza attınız? Yahu biz yazarken bile utandık; çocukların pipisinin (sünnet) kesilmesini bile bu KİP adlı şirketin sahibinin marketçi eşine D22 ihale ile verdiniz! 

Ayrıca; Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu'nun sürekli geçtiği Akbük yolunda doğa katliamı diye adlandırdığı yer burasıdır! Plana itiraz edilmediğinden dolayı Çerçioğlu'nun bu işlerden haberinin olmadığını düşünüyoruz!
Bu araziler planlanırken ne yeşil alan ne de sosyal alan bırakılmıştır! Allahtan yüksek gerilim (enerji nakil hattı) hattı geçtiği için mecburen onun altında kalan yerler yeşil alan olarak gösterilmiştir!

Ne hikmetse hazine arazilerinin tamamı "TARIM NİTELİĞİ KORUNACAK ALAN" alan olarak yani buralarda asla konut yapılamaz deniliyor! Fiziki ve jeolojik olarak, genetik olarak buraların imara açılması mümkün değilmiş! Bu arkadaşlar o kadar çok seviliyor ki; bunların arazilerinde "OT" bitmese bile; 3,5 kat yoğunluğunda bina bitirilmesi için her yol bir anda Roma'ya çıkıveriyor!

Devleti göreve çağırıyoruz...
Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyenlerden, devletin arazilerini talan edenlerden hesap sorulmalıdır...
Yanlarına kaldı şu anda...
Bu iltimas babadan kıza, evlatlara da yansıyor...
CHP'nin skandalları bitmeyen meclis üyesi Sevinç Karataş (MUSTAFA DEMİRBAŞ'IN KIZI, BİR DÖNEM CHP İLÇE BAŞKANI YAPILMIŞ GÖKMEN KARATAŞ'IN NİKAHLI EŞİ) usülsüz benzinlik işinden dolayı belediyeye açtığı davayı kazanmış. Dosya şu an da istinaf mahkemesindedir. Belediye ye dava açacaksan niye meclis üyesi oldun? Peki, yeni benzinliğin imar planı uygun mudur? Başkan Atabay, neden bunları göremiyor? Neden el atamıyor? Kamu zararına ortak olmasın diye uyarıyoruz... 

Bu benzinlik planlarını onaylayan o zamanki Akbük Belediyesi imar komisyonu başkanı Mustafa Demirbaş değil midir? Bu nasıl bir iki yüzlülüktür? Bir koyundan bir post çıkar... Atabay'ın suratına nasıl bakıyorsunuz?
Yok...

Yok belediye de savunma yapmayıp davayı istinafa bilerek kaybedecekse Ahmet Orak'ın suçu ne? Madem Sevinç Karataş bu kadar duyarlı o zaman USÜLSÜZ İMARA AÇILAN zeytinliklerinin de planlarının iptal edilmesi için dava açsın!

CHP bu yüzden, bu çıkarcılığı içine sindirmiş tipler yüzünden iktidar olamaz, halk bu tipleri gördükçe iktidar olmasına vize vermez!
Bunlar kendi rantları için siyasi etiketleri ne olursa olsun bir anda çok rahat kaynaşabiliyorlar! Bunlar asla CHP'li olmadılar...


O zaman ki Milli Emlak yöneticileri, 600 dönümlük hazine arazilerini tarımsal niteliği korunacak şeklinde planlara işlenen bu duruma neden itiraz etmemişlerdir? Kamu, hazine çok büyük kayıba uğramıştır. Madem konut olarak planlanacaksa hazine arazileri de konut olarak planlanmalıydı.... Burdaki kişilere yapılan kıyaklar apaçık ortadadır. Sorumlular burada baba hayrına mı iş yapmamıştır? Bu kişiler deşifre edilmeli bu yanlış, haksız kazançtan geri dönmelidir, gerekli yaptırımlar uygulanmalı kamu vijdanı rahatlatılmalıdır. Haksız zenginleşme apaçık ortadadır!

Kısaca; hazine arazilerine göz diken yetim hakkı yemiştir. Buradaki zenginleşmenin Türkçesi de aynen yetim hakkı yemektir. Allah yetim hakkı yiyenleri, hazine malını yiyenleri, talan edenleri, devlet arazilerine göz dikenleri perişan etsin.

Sevinç Karataş, Hilmi Erbaş ve CHP'lii hiç olmadığını söyleyen Ali Coşkun beraber hareket etmektedir. Ali Coşkun denen bu adam belediyeyi yönetmekte, işçileri ve tüm ihaleleri kontrol ve dağıtımını yapmaktadır. Hilmi Erbaş vasıtasıyla da  ayrıca korunup kollanmaktadır... Kim dir bu adam?


Hilmi Erbaş'ın 2014 seçimlerinde (17 Şubat 2014 Ak Parti'yi yüz üstü bırakıp ilçe başkanlığından istifa etmesi) DSP adayı Kamacı'yı desteklemesinin sırrı, çiçeği burnunda henüz meclis üyesi seçilmemiş Sevinç Karataş'ın henüz sahne almamaş olmasının temelinde yukarıda anlattığımız bu imar dosyalarının dönemin Didim belediyesi meclisi'nden geçirilmesi değil de nedir?

Mart 2019 seçimlerinde Hilmi Erbaş'ın CHP adayı Deniz Atabay'ı desteklemesinin altında yatan yegane sebep, Didim'e kurulmak istenilen Balık Çitlikleri, Balık Organize Sanayi Sitesi değil de nedir?



NOT: DTO'da başkan Hilmi Erbaş'tan çırak Mete Telyakar'dan başka yönetici yok mudur? diye sorduk... Tıkını çıkaran olmadı! Yanında Didim'de deniz patlıcanı çevrecilerinin dışında çevreciler var mıdır? diye sorduk... Onlardan da tık çıkmadı! Araştırdık, soruşturduk... Erbaş ve Telyakar'ın dışındaki yöneticiler ile daniz patlıcanı çevrecileri ne yapıyorlardır diye... Havaların mevsim normallerinin üstünde sıcak gitmesinden dolayı bir kavak ağacının gölgesine sığındıkları bilgisine ulaştık! Kaynaklarımıza sorduk: kavak gölgesinde ne yapıyorlar bunlar? Aynen şu yanıtı aldık: "Her biri yanlarına birer damacana şaşal suyu almış, saatte bir 1'er maşrapa suyu kafalar kafalarına döküp serinliyorlar, sivtinmeye devam ediyorlar!" Yanıt böyle olunca; bizde "aman kavak gölgesinden dışarıya çıkmasınlar, başlarına döktükleri su kadar da ayaklarına da su döksünler, bu havalarda su kaynatmamaya dikkat etsinler" dedik...

Didim Balık OSB için flaş detaylar gün içinde geliyor....