AK Parti'den skandal rapora tepki

Leyla Şahin Usta “Türkiye ile ilgili asılsız iddialara yer veren İnsan Hakları İzleme Örgütü raporu, FETÖ ve PYD’nin yayın organlarına bakılarak yazılmış” dedi.


AK Parti'den skandal rapora tepki

AK Parti İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Leyla Şahin Usta, İnsan Hakları İzleme Örgütünün 2019 yılına ait raporunda yer alan Türkiye'ye yönelik asılsız iddialara tek tek cevap verdi.

İnsan Hakları İzleme Örgütünün raporunda, OHAL'den ifade özgürlüğüne, gözaltılardan Kürt vatandaşlara kadar pek konuda asılsız iddialar yer aldı. AK Partili Usta, raporun hiçbir hakkı temsil etmediğini belirterek “Uluslararası İnsan Hakları İzleme Örgütü adı altında çıkan rapor Birleşmiş Milletler'de, Avrupa Konseyinde, Avrupa Birliği'nde, Avrupa Parlamentosunda dayanak teşkil ediyor. Yapmaya çalıştıkları durum da bu. Asılsız iddialara bir dayanak zemini oluşturmak” dedi. Usta, rapordaki yalanlara şöyle cevap verdi:

OHAL, 19 Temmuz 2018 tarihinde sona erdi. OHAL süreci ihtiyaç duyulan her ülkede nasıl işlediyse ülkemizde de en az o kadar insan hakları ve uluslararası hukuk kurallarına riayet ederek işlendi. OHAL süresi boyunca vatandaşların gündelik hayatını etkileyecek hiçbir uygulama yapılmadı. Özellikle OHAL süreci Fransa ve farklı ülkelerde de ilan edildi. Ancak, bunlar İnsan Hakları İzleme Örgütü raporuna girmiyor, Türkiye'ninki giriyor.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde yapılanmaya giden PKK/PYD terör örgütü; çocuk, kadın demeden yüzlerce insanımızı şehit etti. Bölgedeki birçok belediye başkanı, belediyelerin imkânlarını ve millî kaynaklarımızı terör örgütlerinin çıkarları için kullandı. PKK ve PYD ile ilgili, yapılmaya çalışılmak istenen şu: Bir terör örgütünü terör örgütü olmaktan çıkarıyorlar, tamamen hak mücadelesi veriyormuş gibi göstermeye çalışıyorlar.

Türkiye'nin ve 82 milyon Türk vatandaşının güvenliğini hiçe sayan Avrupa, FETÖ'yü terör örgütü olarak kabul etmeyerek darbe girişimini de görmezden geliyor. FETÖ söz konusu olunca üç maymunu oynayan Avrupa, milletimizin egemenlik hakları için atılan güvenlik önlemlerini bir kenara bırakıp gerçeklerden uzak bahanelerle Türkiye'yi karalama gayretinde. Hazırladıkları sözde raporda dahi FETÖ'yü terör örgütü olarak nitelendirmeyen Avrupa, FETÖ ve destekçilerini aklama çabası içinde. Ülkemizde gazetecilerin haksız yere tutuklanması asla söz konusu değildir, görevini yaptığı için tutuklanan tek bir gazeteci bile yok. Bu raporları FETÖ ve PYD'nin yayın organlarına bakarak yazıyorlar. Gazete dışında kaynakları yok. Resmî makamlardan bilgi isteseler açıklamaları görecekler. Böyle bir rapor yazmalarına gerek kalmayacak. Bu raporu esefle kınıyorum.