İZMİR'İN DOLAR MİLYONERİ CHP'Lİ BAŞKANA SİLAHLI SALDIRI!


İZMİR'İN DOLAR MİLYONERİ CHP'Lİ BAŞKANA SİLAHLI SALDIRI!

 ERTAN YILDIZ

Belediyecilik faaliyetleriyle 2009'dan günümüze; Güzelbahçe'yi güzelleştirerek (İmar) kazandıran, soyadı gibi "ince" olan CHP'li Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa İnce, bu akşam evinin önünde silahlı saldıraya uğradı!

İlk bilgilere göre; evine (Malikane) girmek üzere yanında eşininde bulunduğu bir anda kimliği belirsiz bir kişi, Başkan İnce'ye yaklaşarak, 3-4 el silahının tetiğine basıyor!

Silahtan çıkan bir merminin Başkan İnce'nin dizine saplandığı bilgisi sosyal medyaya düşerken; Başkan İnce'nin kanlar içinde 9 Eylül Tıp Fakültesi Hastanesine Acile kaldırıldığı bildirildi.   

Bilindiği üzere; Başkan İnce, 2009 seçimleri öncesinde mevcut CHP'li Başkan Ertan Avkıran tarafından DYP'den transfer edilmiş, (2004 seçimlerinde) Meclis üyesi yapılmıştı...

Avkıran'ın, yolsuzluk-benzin hırsızlığı- irtikap vb. gibi suçları içeren operasyon çerçevesinde cezaevine konulmasıyla birlikte, dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a ve cezaevindeki Başkan Avkıran'a verdiği "namus" sözleri SAYESİNDE 2009'da CHP'den Güzelbahçe Belediye Başkanı adayı olan Mustafa İnce, seçildikten sonra, EKİP yoladaşlarını belirlemiş, dönemim CHP Güzelbahçe İlçe Başkanı Ednan Arslan, emekli trafik polisi Mustafa Günay'la birlikte Güzelbahçe'yi "bir güzel" yönetmeye başlamışlardı! 

Seracılıktan dolar milyonerliğine!

CHP güzelliğinin yüzlerine güldüğü güzel insan Ednan Arslan, (Şimdi CHP İl Yöneticisi) Narlıdere Belediyesi'nde yaptığı "güzel işler"den dolayı devletin müfettişine takılmış, Abdül Abisi'nin yüzü suyu hürmetine "tazminatlı" işten atılmıştı! Mistik dayanışması sağlam olan bu Ednan Arslan, "Dede" Önder Sav'ın sayesinde, işsiz olarak Narlıdere'den Güzelbahçe'ye CHP İlçe Başkanı olarak atanmıştı!

Cebinde 40 bin lira tazminatla Güzelbahçe'ye "düşen" Edan Arslan, "düşkün" olmayı başaramadan, ekonomik rahatlığa ulaşmış, ilk icraatında 1365 M2 arsa içindeki villaya 30 Bin TL ödeyerek, tapusunu almıştı!

Güzelbahçe bereketli betonarme!

Evet... Mustafa İnce... Mustafa Günay... Ednan Arslan... 2. Dönem Meclis Üyesi seri konuşanı da eklediğinizde; MUAZZAM bir EKİP çıkıyor karşınıza!

İsminin Güzelbahçe olduğuna lütfen bakmayınız; Çeşme otobanından İzmir'e doğru seyir ederken, karşınıza çıkan o güzelim BETON Güzelbahçe'ye iyi bakmanızı öneririzi!

Direksiyondakinin cinsi önemli değil, eşinizse bu BETON güzelliği karşısında midenizin nasıl bulanacağını, sizlere bırakıyoruz!

Evet...

Karşınıza çıkan o manzaranın "mesul müdürleri" yukarıda lanse ettiğimiz isimlerdir!

Şimdi; 30 Bin nüfuslu ve İzmir gibi demokrasi ve insan haklarının en saygılı yaşandığı kent olarak gösterildiği bir ilin, ilçe Belediye Başkanının kapısının önünde birileri kalkıp, silahına davranıp dizine sıkabilmeyi (Eşinin yanında) dahi göze alabiliyorsa; varın siz kimlerin nasıl "CANLARININ" yakıldığının hesabına! 

Mustafa İnce "Can"dır!

Güzelbahçe eski CHP'li Başkanı Ertan Avkıran'ın ağzının pek ayarının olmadığını söyleyebilirsiniz! Düne kadar da bu şahsı muhterem Avkıran, Mustafa İnce için ağzını bir açıyor bir yumuyordu!

Saydırdıklarını buradan yazmaya gerek yok; delege seçimlerinde bu eski CHP'li Ertan Avkıran'ın da Mustafa İnce karşısında "DİZ ÇÖKTÜĞÜNE", "ÇÖKTÜRÜLDÜĞÜNE" tanık olduk!

Mesleğimizin verdiği sorumluluk çerçevesinde; Ertan Avkıran'ın nasıl DİZ ÇÖKTÜRÜLDÜĞÜNE yönelik bir yazı kaleme alamazdık, almamız da, Ertan Yıldız'ı ONLARIN seviyesine indirirdi!

Dün saydıracaksın, bugün yalayacaksın!

Anadolu insanı şöyle der: "Kalıbına bakan adam sanır!" Güzelbahçe'nin e. Başkanı Ertan Avkıran, gerçekten cüsseli bir adam! Konuşmasına, Mustafa İnce hakkında düne kadar saydırdıklarına bakarsanız; gerçekten ADAM GİBİ ADAM!

Fiziki görünümüne de bakarsanız, tanıyı koyarsınız: "Bu Ertan Avkıran'ın kıçı başı oynamaz!"

Gel gelelim; bu işler böyle değil!

Meğer ki o 150 kiloluk adam gibi adam saydığınızın bir kızı varmış, İzmir BŞB şirketlerinde çalışan!

Bu 150 kiloluk adamcığın düzeltiyorum, adamın karşısına dikilmiş sosyal demokrat CHP cenahı ve eklemiş: "Kızının nerde açlıştığını biliyorsun demi!"

Dedikten sonra; tutmuşlar sahsı muhteremin ablasını Yaka Mahallesi'nden "delege" yazmışlar! 

Sanırım yarın CHP Güzelbahçe İlçe Kongresi var! Şimdi bu CHP'li eski Başkan Avkıran, pek muhterem ablasını o kongreye nasıl taşıyacak?

Belediye ambulasıyla mı?

Ya da bastonla mı?

İşin garibi, yarın kongre öncesi kadına sorsanız "Musa Çam, AKP vekili mi?" diye... Alacağınız yanıt: "He"den öteye geçmez!

Neyse... Gelişmelere yarın devam ederiz...

Önemli olan Belediyecilik faaliyetlerinden dolar milyoneri olan Mustafa'mıza aman bir şey olmasın!

Yoksa; Güzelbahçe'yi dizayn edeceklerin hali ne olurdu!

Geçmiş olsun Mustafa kardeşim...

Ya o saldırgan dizinden yukarıya sıksaydı!

Bundan böyle tavsiyem; sağlam yap işlerini!

Karda yürü izini belli etme, bak yaşadığın gibi; çakallar gelip evinin kapısında kıstırabiliyorlar!

 

Not: Bu menfur saldırıyı kınayan ilk iki CHP'li İzmir MV Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan olmuş! (Bizde kınıyoruz.)

Naçizane bu hazretlerin "MV" titrine kavuşturulmadan öncesinde gazeteciydi!

İyi de ey Balbay, ey Özkan, Güzelbahçe 1. limanda rakı-balık-roka'dan mı ibaret?

Siz İzmir özelinde neyi biliyorsunuz ki?

Güzelbahçe'de dönenlerden haberiniz olsun!

Attığınız o twitlerin altına ekleyebilirdiniz:"insanlık adına" ibaresini..!

Ha o mevcut aklınızla işin dozunu arttırısanız; yarın sizde o Güzelbahçe enkazının altında kalırsınız!

Bizden söylemesi!

Gazetecilik çocuk oyuncağı işler değildir; gazetecilik Okan Yüksel'in dediği gibi İŞÇİLİKTİR! 

Biz işçiyiz...

İşimizi yapıyoruz...

(İnce'yi telefonla aradım açan olmadı... Araştırdım... Ekip'ten Mustafa Günay bakıyormuş teline... Sanırım kayıtlıyım! Belki Ekip yoldaşı ondan açmadı teli.)

Ha... Bu Ertan Avkıran adlı şahıs... Beni de hiç tanımıyormuş! Tabii ki; diz çöktürüldükten sonra! Laz'ın dediği gibi; "Bende seni heç tanimayrum!" Tanımasan ne yazar! Önce sen aynanın karşısına geç, kilona bak! Ondan sonra saydırdıklarının karşısında nasıl diz çöktüğüne bak! Tabii ki, yüreğinde adamlık kırıntıları kalmışsa!