EKONOMİDE NELER OLUYOR?
TURAN ÇATAL

TURAN ÇATAL

EKONOMİDE NELER OLUYOR?

05 Haziran 2018 - 17:51

Baskın seçim kararı alındığı andan itibaren hiç konuşulmayan ekonomi de sokaktaki yurttaşın derdi oluverdi. Doları ve dövizi olamayan yurttaşın bu yükselişler karşısında sanki borsacı edası ile döviz kurlarını takip ettiğini şaşkın içerisinde izlemekteyiz.

Bunlardan biride benim! Son dönemlerde ekonominin seyrini, ne olup bittiğini özellikle haber programlarını dikkatle izliyorum. Doların yükselişini ya da Türk Parasının değer kaybetmesinden dolayı yükseliyor gibi algıladığımız doların nabzını takip ediyoruz.

Ne oldu da dolar birden iki üç ayda beş Türk Lirası sınırlarını zorlamaya başladı? Araştırdığım ekonomi dergileri ve programlarından algılayabildiğimi siz sevgili okurlarımla paylaşmak istiyorum.

Recep Tayip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı seçilmesi ile birlikte fiilen başkanlık uygulamalarına geçilmiştir. İlk doların yükselişini bu tarihte görmekteyiz. Son bir yıldır da Başkanlık uygulaması resmi olarak uygulanmaktadır. İkinci doların yükselişini bu tarihlerde görmekteyiz.

15 Temmuz 2016 Feto faşist darbe kalkışması sonrasında “beş gün sonra” OHAL ilan edildiğinde bile dolarda kıpırdanma yoktu! Sonraları OHAL uygulamaları kapsamında KHK (Kanun Hükmünde Kararname) her aşamada ve her şey için uygulanmaya başlamasıyla beraber dış borçların sahiplerinde tedirginlikler oluşturmaya başladı. Dolar ve döviz kurları da bu andan itibaren zıvanadan çıktı.

Ülkemin güzel insanlarının günlük yaşamlarını bile zor geçirirken tasarruf yapmaları söz konusu bile değildir. Ama, yurtdışında birey ya da kuruluşların tasarruflarını vakıf ya da fonlarda biriktirenler kurumlar aracılığı ile bu birikimlerini güvenli ülkelerde yatırıma yönlendirirler. Bu Devletler arasın da olduğu gibi şirketler aracılığı ile de olabilir. Burada önemli olan uluslararası ticari hukuk kurallarının geçerliliği ve sürekliliğidir.

Bam teli de burada kopuyor! Sizin iç güvenlik kapsamındaki OHAL uygulamalarınızı kimse umursamıyor! OHAL adı altında günlük çıkardığınız KHK ile paranın güvenli liman olmaktan çıkabilme ihtimali alacaklı açısından tedirginliktir. Daha güvenli liman arayışlarıdır. Dövizin yükselmesindeki birinci nedenlerin başında bu geliyor.

Bir diğer ve esas neden ise seçimlerin sonucudur. Cumhurbaşkanlığı uygulaması fiilen bu seçim sonrası yaşam bulması ihtimali tehlikenin büyüğünü oluşturuyor. AKP seçim kazanma ihtimali karşısında, 430 Milyar dolar dış borcun 220 Milyar doları 2018 yılında ödenecektir. Tehlike buradadır. Alacaklılar tek adamlık algısı olarak gördükleri Cumhurbaşkanlığı ”Başkanlık” seçimini, tek kişinin kararı ile kanun çıkarıcısı ve pratikte hayata geçirmesi olarak görmektedirler. Bu da diktatörlüğün yaşam bulmuş hali olarak algılanmaktadır. Bu anlamda paralarını demokratik uygulamaların olmadığı bir ülkede tutmak işlerine gelmiyor. Bu duygularla Türkiye’den paralarını kurtarmak istemektedirler.

Borç para ile yapılan yatırımların rasyonel oldukları borç verenleri şuana kadar ilgilendirmiyordu! Paralarının geriye dönüşünde risk belirmeye başlayınca paranın sıcak yeni limanlarına yelken açmaya başladılar. Yani dış paranın kaçışında dış mihrak, sabotaj, operasyon falan söz konusu değildir.

Bu panik havası sakin bir havaya dönüşür mü? Evet, dönüşür diye düşünenlerdenim. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin neticesinde parlamento güçlendirilerek güçler ayrılığı ilkelerinin inşası hayata geçirilmesi ile uluslararası hukuk yaşam bulması durumunda her şey normal evresine dönüşür. Bu da piyasaların sakinleşmesi demektir. Acil borçların tekrar yapılandırılarak piyasaya güven verilecektir. Yatırımlar önemine göre programlarınsa borç verenlerde kendilerini güvende hissedebilirler.

Üreten fabrikalara değil de plansız ve programsız Beton, yol ve binalara yapılan göstermelik yatırımların bedellerini şimdi ülke olarak ödemek durumu ile karşı karşıyayız. 24 Haziran sonrasında hukukun, insan hak ve özgürlüklerin yaşam bulacağı bir dönemi karşılamak dileği ile esen kalın sevgili okurlarım.

Yazmadan edemeyeceğim. Esas sıkıntı cari açık değil! Birde henüz açıklanmayan bütçe açığıdır. Bu şu demektir. Cari açık devletlerarası ticari alışveriş diyelim. Bütçe açığı da bir evin geliri, gideri gibi düşünün. Eve beş bin lira giriyor diyelim. On bin lira harcıyorsunuz. Bu ne demektir? Beş bin lira borçlanmışsındır. Bunu kaç ay atlatarak ya da kaydırarak sürdürebilirsiniz? Sonunda icralar, aile içi kavgalar, yani felaketin felaketi! Bütçe açığı da budur işte! Bilmem anlatabildim mi? AKP ülkeyi de evlerimizde bu hale soktu sevgili okurlarım.

Hadi şimdi oyunuzu verirken bir daha düşünün bence!

 

 

 

 

Son Yazılar


GÜNDEM OTUZBEŞ İHA ABONESİDİR