Memurun beklentisi
ERSU HIZIR

ERSU HIZIR

Memurun beklentisi

08 Ağustos 2017 - 17:05

 

Memur sendikaları ile hükümet arasında toplu sözleşme görüşmeleri devam ediyor.

Türkiye’de görev yapmakta olan sendikalı 3 milyon iki yüz bin memur var.

Memurlar dört büyük sendikaya üye olmuşlar.

Türkiye Kamu-Sen…

Memur-Sen…

KESK…

Birleşik-Kamu İş…

Dört memur sendikası görüşmelerde üyeleri memurlarla birlikte, iki milyon yüz bin memur emeklisi adına toplu sözleşme görüşmelerini yürütüyorlar.

Çalışma Bakan’ı Jülide Sarıeroğlu’nun başkanlı- ğında gerçekleştirilen toplantıda sendikalar ayrı ayrı 2018 -2019 yıllarında maaşlara yapılmasını istedikleri zam oranlarını açıkladılar.

Sendikaların talep ettiği farklı oranları birleştirirsek yaklaşık ortalama yüzde 16,5 artışa denk geliyor. Hükümet bildiğiniz gibi TBMM’den 2017-2018- 2019 yıllarını kapsayan bütçe kanunu geçirmişti. 2017 yılı gerçekleşen enflasyon rakamı hükümetin bu yılki enflasyon rakamından yüzde 2,9 fazla gerçekleşti.

Bütçede memur zamları için ayrılan ödeneğin 5,5 milyar TL’si 2017 yılı enflasyon farkı olarak memur ve emekliye ödendi.

Hükümet bu farkı 2018 bütçe ödeneğinden karşıladı.

Yeni bir düzenleme yapılmazsa 2018 yılı için bütçede öngördüğü kaynaktan şu an için 11,2 milyar TL kalmış durumda.

Bu ödenek miktarı ile yıllık yüzde 6 oranında artış yapılabilir.

Sendikaların istedikleri zam oranını karşılayabilmesi için hükümetin bütçede revizyona gitmesi gerekiyor.

Sendikaların bu günden bütçede gerekli düzenlemelerin yapılmasını da masaya getirmeleri gerekiyor.

Zaman zaman bu köşede yazdık Memurlar terör, devlete ihanet, yüz kızartıcı suçlar dışında aldıkları disiplin suçlarının affının da sendikaların talepleri arasında görüşülmesini istiyorlar.

Hükümetin uzun zamandır üzerinde çalıştığı ve son şeklini verdiği disiplin affı yasa tasarısının bir an önce yasalaşmasını istiyorlar.

İstemlerini belirten memurlar, sicil değil disiplin affı diyerek hükümetin hazırladığı tasarının gerçekçi olduğunu belirtiyorlar.

Mali işlere ilişkin çok sayıda iyileştirme ve af düzenlemeleri yapan hükümetin memurların sesine kulak vermesini bekliyoruz.

İhanet mi, zırva mı?

Geçen hafta; AKP’nin Merkez Karar Yürütme Kurulu eski üyesi Ayhan Ogan’ın “Şimdi biz yeni bir devlet kuruyoruz, beğenin beğenmeyin, bu devletin kurucu lideri Tayip Erdoğan’dır” diye konuşması gündeme bomba gibi düştü.

Bugün Türkiye Cumhuriyeti Devlet Başkan’ı Recep Tayip Erdoğan: Ayhan Ogan, Cumhurbaşkanı’nı başkanı olduğu devleti birlikte yıkacakları gibi saçma sapan bir suçlamada bulunmaktadır.

Türkiye Cumhuriyet’ini yıkmaya teşebbüs suçu bunu sözlü ya da fiili olarak dile getirmek, eyleme geçmek anayasal bir suçtur. Bu suçu işleyenlere karşı hükümetin vakit geçirmeden gereğini yerine getirmesini bekliyoruz.

Ayhan Ogan’ın parti kimliği ya da geçmişte ‘Akil adamlık’ gibi görevler yapmış olması söylediği sözlerde ki suç vasfını hafifletmez, ona özel bir muamele yapılmasını ise hiç gerektirmez.

Başbakan’ın bu zatın açıklamalarını doğru bulmadığını, AKP’yi bağlamadığını belirtmesi olumlu, Cumhurbaşkanın da açıklama yapmasını bekliyoruz.

Bu zat AKP üyesi olmaya devam ettikçe, partinin yetkili organları gereğini yapmadıkça ve Cumhuriyet Savcıları Türkiye Cumhuriyeti‘ni yıkacağını belirten bu kişinin sorgusunu yapmadıkça, milletin hassasiyeti bitmeyecek, kanayan yarası durmayacaktır.

Bu kişi meczup değildir. Bu unutulacak geçiştirilecek bir söylem değildir. Gereği yapılmazsa bundan en büyük zararı gelecekte önce kendi partisi sonra da MHP ve Devlet Bahçeli görecektir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından atılan temelleri sağlamdır, bu tür zırvalardan etkilenmeyecek kadar güçlüdür.

Son Yazılar