ERDOĞAN: PARTİMİZDE KÖKLÜ BİR DEĞİŞİMİ...

ERDOĞAN: PARTİMİZDE KÖKLÜ BİR DEĞİŞİMİ GERÇEKLEŞTİRMEKTE KARARLIYIZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Isparta Toplu Açılış Töreni’nde vatandaşlara hitap etti

12 Ağustos 2017 - 19:18

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi Meydanı'nda düzenlenen, Isparta Toplu Açılış Töreni'nde vatandaşlara hitap etti.

Erdoğan, "Kırk yıllık siyasi hayatımda, milletimle birlikte girdiğim hiçbir mücadelen mağlup ayrılmadım. 15 Temmuz bu mücadelenin zirvesidir. Isparta'ya 15 Temmuz gecesi özgürlüklerine, geleceklerine, ezanlarına, bayraklarına sahip çıktıkları için şükranlarımı sunuyorum." dedi.

Konuşmasına, "Üç buçuk yıllık bir aranın ardından yeniden sizlerle birlikte olmanın memnuniyeti, mutluluğu içerisindeyim." diyerek başlayan Erdoğan, bu milleti sevdiklerini ve millete hizmet etmekten usanmayacaklarını bildirdi.

Erdoğan, şöyle devam etti:

"Kırk yıllık siyasi hayatımda, milletimle birlikte girdiğim hiçbir mücadelen mağlup ayrılmadım. 15 Temmuz bu mücadelenin zirvesidir. Isparta'ya 15 Temmuz gecesi özgürlüklerine, geleceklerine, ezanlarına, bayraklarına sahip çıktıkları için şükranlarımı sunuyorum. Yine 16 Nisan halk oylamasında yüzde 56 oranıyla 'evet' diyerek demokrasisine ve geleceğine sahip çıkan Isparta'ya teşekkür ediyorum. İnşallah, 2019 seçimlerinde tam olarak uygulanacak yeni yönetim sistemimiz, ülkemiz ve Ispartamız için hayırlı olacaktır."

Erdoğan, milletle birlikte yol almanın, yürümenin lafla olamayacağını vurgulayarak, bu iddianın en güzel ispatının yaptıkları hizmetler olduğuna değindi.

Geçen 15 yılda Türkiye'ye yapılan hizmetlerin en yakın şahitlerinin vatandaş olduğunu vurgulayan Erdoğan, eğitimde, sağlıkta, ulaşımda, iletişimde, toplu konutta, enerji ve sosyal yardımlarda ülkeye çağ atlattıklarına işaret etti.

Erdoğan, Isparta'ya kazandırılan derslik sayısının bin 426 olduğunu, üniversitenin her geçen yıl büyüyerek, gelişerek kendi alanında önemli bir marka haline geldiğine dikkati çekti.

Türkiye'nin sağlıkta en önemli projelerinden olan şehir hastanelerinin ilklerinden birisinin Isparta'da faaliyete geçtiğini, yatırım bedelinin 1,1 milyar lira olduğunu belirten Erdoğan, kendisini dinleyenlere şehir hastanesinden memnun olup olmadıklarını sordu. Erdoğan, "Biz, sizin için varız." dedi.

ARTIK, ELMALARINIZ ÇÜRÜĞE GİTMEYECEK

Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplu konutta 4 bine yakın konut projesinin Isparta'da hayata geçirdiklerini, ulaştırmada gerçekleşen yatırımların tutarının 1 milyar lirayı bulduğunu, Isparta-Antalya yolunun büyük ölçüde tamamlandığını, kalan bölümlerinin de 2019'a kadar biteceğini anlattı.

Bugün toplam yatırım bedelinin 235 milyon lirayı bulan meyve suyu fabrikası ile bir içecek şişeleme tesisinin açılışını yaptıklarına işaret eden Erdoğan, "Artık, elmalarınız çürüğe gitmeyecek. Yüzlerce kardeşim elmasını toplayacak ve oraya verecek. Eskiden bu elmalar çürüyordu. Bu iş, at binenin kılıç kuşananındır, bu böyle olur." ifadesini kullandı.

Erdoğan, burada da kamu yatırımlarının açılışını yaptıklarını, çeşitli kurumlara ve belediyelere ait 252 milyon liralık yatırımın resmi açılışını yaparak Isparta'nın hizmet hanesine yeni kalemler eklediklerini söyledi.

En geç ekim ayında 5 bin yatak kapasiteli yurdun biteceğini ve hizmete açılacağını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversiteye gelen öğrencilerin yer ve yurt sorunu olmayacağını vurguladı.

Erdoğan, üniversitenin 59 milyon liralık yatırımlarını hizmete açacaklarını, TOKİ'nin Keçiborlu'da 158 konutu tamamladığını, çiftçilere yönelik 65 milyon liralık destekleme projelerinin hayata geçirildiğini, Isparta Belediyesinin 17 milyon liralık, ilçe belediyelerinin ise 8 milyon liralık yatırımlarını tamamladıklarını ve resmi açılışının yapılacağını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yatırımları Isparta'ya kazandıran bakanlıklara, kurumlara ve belediyelere millet adına teşekkür etti.

Erdoğan, "Ecdadımızdan aldığımız ilhamla biz de sesimizin yettiği en yüksek tonla, yüreğimizden gelerek diyoruz ki, başaramayacaksınız. Milletimizi bölemeyeceksiniz, bayrağımızı indiremeyeceksiniz, ezanlarımızı susturamayacaksınız, vatanımızı parçalayamayacaksınız, devletimizi yıkamayacaksınız, Hakk'ın ve hakikatin sesini boğamayacaksınız, ümmetin son ümidini kıramayacaksınız. Özgürlüğü uğrunda nice kanlar dökmüş, nice canlar feda etmiş bir millet olarak bize, meydanı bu çapulculara bırakıp kaçmak yakışmaz değil mi?" dedi.

Erdoğan, Isparta'nın kadim bir şehir olduğunu ve şehre yapılan yatırımlarda emeği geçenlere teşekkür etti.

Türk milletinin, son 800 yüzyıldır bu topraklarda kendi hükümranlığı altında yaşadığını belirten Erdoğan, "Bu süreçte ne zaman devletimiz güçlü olmuşsa, güvenliği sağlamışsa, imar faaliyetlerini artırmışsa, adaleti tesis etmişse Isparta büyümüş, ilerlemiş, refah ve huzur içinde yaşamıştır, ancak bir dönem Celali İsyanları gibi iç karışıklıklarla, deprem ve sel gibi tabii afetler şehri epeyce hırpalamıştır." diye konuştu.

Milli Mücadele döneminde Isparta'da kurulan Demiralay Teşkilatı ile işgale karşı verilen mücadelenin, tarihe altın harflerle kazındığını hatırlatan Erdoğan, Isparta'nın gösterdiği kahramanlık karşısında şehre gelen düşmanların, bir hafta dahi dayanamadan çekilip gitmek zorunda kaldıklarını dile getirdi.

Milli Mücadelenin Garp Cephesi Komutanı Ali Fuat Cebesoy'un, Isparta'nın düşmana direnişini anlatan, "Anadolu'nun belli bir bölümünü elde tutabilmek için Isparta-Afyonkarahisar-Eskişehir hattını korumamız gerekiyordu. Eskişehir'de İngilizler vardı, Isparta ve Afyonkarahisar'da ise milli güçleri oluşturmak için çaba harcamamıza gerek kalmadı. Bu iki şehrimizde başı sarıklı iki savaşçı; Isparta'da Hafız İbrahim Efendi, Afyonkarahisar'da İsmail Şükrü Efendi başa geçerek komutayı ele almışlardı." sözlerini hatırlatan Erdoğan, Isparta'nın, bayrağı ve ezanı tehdit altına girdiğinde kimsenin çağrısına, yardımına, yönlendirmesine ihtiyaç duymadan mücadelesini verdiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hafız İbrahim Efendi başta olmak üzere İstiklal Savaşı'nın tüm sarıklı, kalpaklı kahramanlarıyla Cumhuriyetin Banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını Allah'tan rahmet diledi.

Ispartalıların, 15 Temmuz'daki duruşlarıyla Hafız İbrahim Efendi'nin torunları olduğunu gösterdiğini belirten Erdoğan, 15 Temmuz'da ve terörle mücadelede verilen şehitlere Allah'tan rahmet diledi, gazilere sağlık ve afiyet temennisinde bulundu.

TERÖR DEVLETİNİN AMACI BUDUR

Türkiye'nin, yaklaşık bir asır sonra yeniden kazandığı bu istiklal ve istikbal mücadelesini asla unutmayacağının altını çizen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Ülkemizin bölücü terör örgütü PKK ile DEAŞ ile FETÖ ile diğer terör örgütleriyle yürüttüğü mücadelelerin tamamı işte bu istiklal ve istikbal kavgasının sonuçlarıdır. Aynı şekilde Suriye'de ve Irak'ta sınırlarımız boyunca oluşturulmaya çalışılan terör devletinin amacı da budur. Avrupa ülkelerinin bir kısmının Türkiye'ye yönelik ölçüsüz ve temelsiz ithamlarının, kızgınlıklarının, maruz kaldığımız örtülü ambargoların da sebebi aynıdır. Peki biz bu durum karşısında ne diyoruz? Köroğlu'nun diliyle cevap verelim, 'Mert dayanır, namert kaçar, meydan gümbür gümbürlenir. Şahlar şahı divan açar, divan gümbür gümbürlenir. Ok atılır kalasından, Hak saklasın belasından, Köroğlu'nun narasından, dağlar gümbür gümbürlenir.' 

Ecdadımızdan aldığımız ilhamla biz de sesimizin yettiği en yüksek tonla yüreğimizden gelerek diyoruz ki, başaramayacaksınız, milletimizi bölemeyeceksiniz, bayrağımızı indiremeyeceksiniz, ezanlarımızı susturamayacaksınız, vatanımızı parçalayamacaksınız, devletimizi yıkamayacaksınız, Hakk'ın ve hakikatin sesini boğamayacaksınız, ümmetin son ümidini kıramayacaksınız. Özgürlüğü uğrunda nice kanlar dökmüş, nice canlar feda etmiş bir millet olarak bize, meydanı bu çapulculara bırakıp kaçmak yakışmaz değil mi? Yakışır mı? Bize yakışan nedir? Söyleyeyim, bize yakışan tek millet diyerek, 80 milyon bir, beraber ve kardeş olarak Türkiye olmaktır."

MİLLETİMİN HUZURUNU KAÇIRANLAR BEDELİNİ ÖDEYECEK

"Tek bayrak" vurgusunda bulunan Erdoğan, "tek bayrak" diyerek, şehitlerin, gazilerin aziz hatıralarına sahip çıktıklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tek vatan diyerek 780 bin kilometre karelik vatan topraklarımız üzerinde operasyon yaptırdık mı? Yaptırmadık. Tendürek Dağları'nda, Gabar'da, Cudi'de hatta Kandil'de, Bestler Deresi'nde bunları gömdük mü? Gömmeye de devam edeceğiz. Durmak yok. Milletimin huzurunu kaçıranlar, bedelini ödeyecek." değerlendirmesinde bulundu.

Alandaki vatandaşların "İdam isteriz" sloganları üzerine Erdoğan, "Daha önce dedim, bu konu parlamentoya geldiğinde, ben parlamentodan geçeceğine inanıyorum, ardından bana onaya gelecek. Bana geldiğinde de ben bunu onaylarım. Şu ne der, bu ne der, ben buna bakmam, Allah ne der, ben buna bakarım." ifadelerini kullandı.

"Türkiye Cumhuriyeti devletinden başka bir devletimiz yok ve bu devletimize sahip çıkacağız. Öyle paralel devletmiş, yok bilmem PKK'nın bilmem nesiymiş, asla." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

"Tek devlet ve Türkiye Cumhuriyeti devletinin güvencesi altında ülkemizi büyüteceğiz. Isparta gerekirse bu yolda yeni Çanakkale'lere, yeni İstiklal harplerine, yeni 15 Temmuz'lara var mıyız? Bizi köşeye sıkıştırdıklarını sananları köşeye sıkıştırmaya var mıyız? Bizim gücümüzü kestiklerini sananların sırtını yere getirmeye var mıyız? Bizi silahlarıyla teknolojileriyle alt edebileceklerini sananlara daha güçlü silahlarla daha güçlü teknolojilerle cevap vermeye var mıyız? Bizi ekonomiyle tehdit edenlere cevabımızı, daha güçlü ekonomiyle, daha çok üretimle, daha çok ihracatla, daha çok istihdamla vermeye var mıyız?"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sırada alandan yükselen "Evet" sesleri üzerine, "Şu coşkuya bak, şu heyecana bak, şu birliğe bak." dedi.

"İşte ordu, işte komutan" tezahüratları üzerine ise Erdoğan, "Sizin yüreğinizden kopup gelen bu cevapları, emin olun dünyanın dört yanında duyması gereken herkes duyuyor. Bugün Isparta, dünyanın dört bir yanından dinleniyor. Türkiye'den bu kararlı sesler yükseldikçe, Türkiye yapması gerekenleri cesaretle yerine getirdikçe inanın bana bu milletin önünde kimse duramaz. Öyleyse ben şimdi sizden bir şey istiyorum, hep beraber bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, beraber olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, "Cumhurbaşkanlarıyla, Meclisiyle, yargısıyla daha güçlü bir Türkiye'nin temellerini 16 Nisan'da sizlerle birlikte attık. Şimdi bize ne düşüyor? 2019'a kadar yeni dönemin ruhuna uygun bir şekilde kendimizi yenilemek, tazelemek, güçlendirmek. Bunun için partimizde köklü bir değişimi gerçekleştirmekte kararlıyız." dedi.

Erdoğan, sevgi anlayışlarının "yaratılanı yaradandan ötürü sevmek" olduğunu belirtti.

Türkiye'nin, yıllarca koalisyonlarla, zayıf yönetimlerle, bürokratik oligarşinin çarkları arasında ezilerek yavaşlatıldığını, geriletildiğini vurgulayan Erdoğan, sürekli kavga, didişme, fitne pompalanarak, enerjinin, heyecanın ve zamanın çalındığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 yılında üç seçim yapılacağını hatırlatarak kapı kapı dolaşılarak gayret sarf edilmesi gerektiğini dile getirdi.

Alanda bulunan kadınlara, "Hanım kardeşlerim, unutmayın kale içeriden fetholunur. Siz bu işin anahtarı olacaksınız, ben size inanıyorum." diye seslenen Erdoğan, gençlerin de kapı kapı dolaşmasını istedi.

Erdoğan, şunları söyledi:

"Dayanışma içinde bunu halledeceğiz. Ne zaman ki milletimiz istikrar ve güven ortamının verimli limanına girmiştir, o zaman işler değişmiştir. Şimdi de bunu yapmak istiyorlar ama geçti. Şimdi sür eşeği Niğde'ye. Ülkemizin son dönemde böylesine büyük bir değişim geçirebilmesinin gerisinde, milletimizin yıllarca oynanan "tavşana kaç tazıya tut" oyununu görmesi vardır. Siyasetin, milletin sıkıntılarını görüp de çözüm üretmesi bunları ciddi manada ürkütmüştür. Kısır bir kavganın aracı haline geldiği yılların ülkemize çok ağır bir maliyeti olmuştur." 

Sahip olunan istikrar ve güven ikliminin korunmasının önemli olduğunu ifade eden Erdoğan, bu konuda, halk oylamasıyla yürürlüğe giren yeni yönetim sisteminin Türkiye'ye önemli imkanlar getirdiğini belirtti.

PARTİMİZDE KÖKLÜ BİR DEĞİŞİMİ GERÇEKLEŞTİRMEKTE KARARLIYIZ

Hükümet kurulamadığı için yeterli çoğunluğu sağlamak üzere karanlık ve kirli pazarlıklara girişilmesine gerek kalmayan bir döneme girildiğine dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:

"Cumhurbaşkanlarıyla, Meclisiyle, yargısıyla daha güçlü bir Türkiye'nin temellerini 16 Nisan'da sizlerle birlikte attık. Şimdi bize ne düşüyor? 2019'a kadar yeni dönemin ruhuna uygun bir şekilde kendimizi yenilemek, tazelemek, güçlendirmek. Bunun için partimizde köklü bir değişimi gerçekleştirmekte kararlıyız. AK Parti'nin değerlerinden uzaklaşmış olan herkes bizim gözümüzde yorulmuştur, yolunu kaybetmiştir, defolu hale gelmiştir. Bize ülkemizin, milletimizin, şehrinin geleceği için, donanımı olan projesi olan, heyecanı olan, enerjisi olan yol arkadaşları lazım. Esasen AK Parti'de görev değişimi, bir bayrak yarışıdır. Görevlerini yapan arkadaşlarımıza teşekkürlerimizi sunacak, vefamızı gösterecek, yeni arkadaşlarımızla saflarımızı sıklaştırarak yola devam edeceğiz."

Her alanda mevcudu daha ileriye taşıyacak yeni yatırımların hazırlıklarının süratle yapılması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, 2019 yılına kadar hazırlıkları tamamlayarak milletin önüne öyle çıkacaklarını dile getirdi.

"Biz asla '10 dönüm bostan, yan gel yat Osman' anlayışı içinde olmadık." ifadesini kullanan Erdoğan, hiçbir zaman milletin verdiği desteği bir mahkumiyet ve mecburiyet olarak görmediklerinin altını çizdi.

Milletin teveccühüne layık olabilmek için daha fazla çalışmanın, terlemenin, üretmenin bilinciyle hareket ettiklerini söyleyen Erdoğan, 2019 için de böyle bir hazırlığın içerisinde olduklarını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rabbim milletimize karşı bizi mahçup etmesin. Gözünü ve kalbini ülkemizin başarısına dikmiş olanlara karşı bizi mahçup etmesin." temennisinde bulunarak, Türkiye'nin geçen 4 yılda yaşadıklarının ve bundan sonra atacağı adımların gelecek asrın belirleyicisi olacağını vurguladı.

Böylesine kritik bir dönemde sorumluluk üstlenmenin vebalininin ve ağırlığının farkında olduklarına işaret eden Erdoğan, şehitlere ve gazilere de vefa borçları olduğunu söyledi.

MİLLETİMİZİN BİZE GÖSTERDİĞİ YOLDAN AYRILMAYACAĞIZ

Çok çalışarak, gecelerini gündüzlerine katarak, en iyi ekipleri oluşturarak, en iyi politikaları belirleyerek, en iyi icraatları hayata geçirerek vazifelerini hakkıyla yerine getirmenin gayreti içerisinde olacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz bu yoldan dönmeyeceğiz. Varsın birileri ülkesinin değil terör örgütlerinin safında yer alsın, beraber sözde adalet yürüyüşü yapsınlar. Bunlara ben diyorum ki önce siz İzmir Büyükşehir Belediyesindeki işçilerinizin adaletle haklarını verin. Şişli Belediyesindeki taşeron temizlik işçilerinin önce adaletle haklarını verin. Sen daha bunları halledemiyorsun, kalkıp Türkiye'yi Almanya'ya şikayet ediyorsun. Bir defa, 29 gün yürüdün, Ankara-İstanbul. Sana bu yürüyüşü sağlayan, bu imkanı veren kim? Bu hükümet polisiyle, her şeyiyle seni güvence, koruma altına alıyor, sen hala 'Bu ülkede güvenlik, özgürlük yok' diyorsun. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Bununki daha erken sönecek. Biz hak, hakikat yolundan, milletimizin bize gösterdiği yoldan ayrılmayacağız. Gücümüzü sadece Hakk'tan ve halktan alarak yürüttüğümüz bu mücadelenin zafere ulaştığı günleri görmeyi rabbim hepimize nasip etsin."

Seferle mükellef olduklarını, zaferin Allah'a ait olduğunu dile getiren Erdoğan, son nefese kadar mücadeleyi böyle sürdüreceklerini söyledi.

"Eğer ecdadımız başka türlü düşünseydi, Sultan Alparslan Malazgirt'te kendisininkinden üç, dört kat büyük bir ordunun karşısına çıkmaya cesaret edebilir miydi?" sorusunu yönelten Erdoğan, "Bu sene 26 Ağustos kutlamalarında inşallah Malazgirt'teyiz. Nasıl her yıl Çanakkale'ye gidiyorsak, bundan sonra her yıl Malazgirt'teyiz. Malazgirt Ovası'ndan inşallah sesleneceğiz." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eğer ecdadımızın ölçüsü belli olmasaydı Sultan Fatih, dünyanın en muhkem surlarının üzerine atını sürmeye cesaret edebilir miydi? Eğer tek mesele güç dengesi olsaydı, Çanakkale'de yedi düvele karşı meydan okuyabilir miydik? Eğer sadece düşmanı ve arkasındaki güçleri hesap etseydik en zayıf halimizde, en zor zamanımızda İstiklal Harbimizi verebilir miydik? Eğer bu işler sadece silahla, teknolojiyle olsaydı 15 Temmuz'da milletimiz tankların, savaş uçaklarının, helikopterlerin, zırhlıların karşısına yüreğiyle ve çıplak elleriyle çıkabilir miydi? Asıl mesele iman meselesidir." değerlendirmesini yaptı.

İstiklal Marşı'nın "Arkadaş yurduma alçakları uğratma sakın. Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın. Doğacaktır sana vadettiği günler Hakk'ın. Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın." dizelerini okuyan Erdoğan, Türk milletinin 15 Temmuz'da göğsünü siper ettiğini belirtti.

BİRİKİMİMİZ ARTTIKÇA İŞİMİZ KOLAYLAŞIYOR

"İnanç öyle bir şeydir ki tekeden bile süt çıkartır. Cesaret, güven Allah'a şükür Türk milleti olarak bizde bunların hepsi de ziyadesiyle mevcut." diyen Erdoğan, kalan eksikleri tamamlamanın ise sadece zaman meselesi olduğunu söyledi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Silahımız mı yok? Yaparız. Uçağımız mı yok? Geliştiririz. Gemimiz mi yok? İnşa ederiz. Yerine konamayacak şeylerin hepsine sahip olduğumuz için inanın bana bunların hepsi kolay. 15 yılda savunma sanayimizin dışa bağımlılığını yüzde 80'den yüzde 40 seviyesine indirdik. Üstelik bu, dışarıdan doğru dürüst hiçbir yardım almadan, tamamen el yordamıyla, tamamen bilek ve zihin gücüyle elde ettiğimiz bir başarıdır. Birikimimiz arttıkça işimiz kolaylaşıyor. Yeter ki biz birbirimize dayanalım, birbirimize inanalım ve birbirimizi Allah için sevelim. Biz 80 milyon, inşallah bir olacağız. Türk'üyle, Kürt'üyle, Laz'ıyla, Çerkez'iyle, Gürcüsü'yle, Abazası'yla, Boşnağı'yla, Arnavutu'yla bir olacağız ve Yaradan'dan ötürü birbirimizi seveceğiz. Ümmet bilinci budur ve bunu yerine getireceğiz." 

Erdoğan, 2019 yılının mart ve kasım ayı için şimdiden hazırlık yapılması gerektiğini dile getirdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Rabia" işaretini bir terör örgütünün işareti olarak ifade ettiğini söyleyen Erdoğan, "Bak sana öğreteyim. Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. İnşallah dersini çalışır. Bunun içinde karşı olunacak bir şey var mı? Yok." dedi.

Konuşmalar sonrasında Erdoğan, beraberindekilerle yapımı tamamlanan toplu açılış tesislerin açılış kurdelesini kesti. 

Erdoğan, kürsüden indikten sonra vatandaşların kendisini yanlarına davet etmesi üzerine kalabalığa doğru gitti.

Burada korumalarından, demir bariyerlerin kilidini açmalarını isteyen Erdoğan, vatandaşlarla uzun süre sohbet etti, onların sorunlarını dinledi. Erdoğan, kalabalıkta bulunan çocuklarla da fotoğraf çektirdi.

Alandaki bir kişi tarafından kendisine Kuran'ı Kerim hediye edilen Erdoğan, vatandaşların yoğun ilgisiyle karşı karşıya kaldı.

Erdoğan, daha sonra beraberindekilerle Isparta Valiliğine geçti.

Kaynak: www.akparti.org.tr/site
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
ABD Dışişleri Bakanı Tillerson Irak'ta
ABD Dışişleri Bakanı Tillerson Irak'ta
Koç Holding'ten Ömer Koç koleksiyonuna yönelik saldırıya ilişkin açıklama: Kendisine hitap edeni sanat olarak görüp...
Koç Holding'ten Ömer Koç koleksiyonuna yönelik saldırıya...